Sarı üzerine..

Cesur. Neşeli. Dikkat çekici. Coşkulu doğuş.

Geçmişten günümüze yeniden doğuşun, gücün ve cesaretin sembolü olmuştur sarı.

Güneş ışığının ve altının rengidir; varlığı, yaşamı, zekayı, arzuları ve ruhsal gelişimi simgeler. Sarı; ışığın, sevincin, üretim ve verimliliğin rengidir. İnsana sevinç ve coşku verir. İlham vericidir. Bilgiyi ve bilgeliği ifade eder.

Tarih boyu farklı uygarlıklar ve medeniyetlerdeki yüceliklere eşlik etmiştir. Tarihin tozlu sayfaları arasında kalan Eski Mısır’da sarı, gücün, medeniyetin ve zerafetin sembolüydü. Lahitlerdeki ince sarı işlemeler ve parlak sarı görünüm, sarının ölümden sonraki yaşamda da gücü ve güvenilirliğiyle onlarla beraber olmasını istediklerini gösteriyor. Onların bize armağanı olan Dünya mirasları, piramitler… Bir zamanlar tepeleri altın ile kaplı o muhteşem yapılar her gündoğumunda Mısırlıların üzerine ışıldamış.

Bizim tarihimizde de sarı, gücü simgeleyen renk oldu. Hükümdarlarımız kıyafetlerinde bu tonları tercih etti, üstlerindeki takılarda, aynı zamanda saraylarında.. Orhun Yazıtları bize öğretti ki eski Türk inancında kuzey yönü kara, güney aktır. Sularımıza taktığımız ad bugün bile aynıdır: Karadeniz, Akdeniz. Doğu-batı yönlerine; “güneşin doğduğu yer” ve “battığı yer” demişiz. Ve hem doğuya hem batıya yönelen çift başlı kartalımız sarıdır. Çünkü sarı aynı zamanda merkezdir ve halktır. Buğdayımız, toprağımız, kilimlere işlediğimiz, deli gönlümüze bağladığımız, sarıdır.

Dikkat çekicidir. Bu yüzden taksinin evrensel rengidir. İlk ayırt ettiğimizdir. Başların tacı, uykusuzluğun ilacı, aşıkların lotaryası, papatyanın rengidir.

Günebakan çiçeği.. Güneşe karşılıksız bir aşk duyan. Sarının en güzel hali, siyah noktaların en çok yakıştığı güzellik.

Göçmen kuşlar güneye yönelmişken, evleri kestane kokusu sarar. Yaz tazesi güneş ışıklarının, yerini kış kaçkını yatay ışınlara bırakma süreci; hazan.

“Her şeyi süpürebilirsin; Sonbaharı süpüremezsin.” Sonbaharın rengi sarıdır.

Mustafa Yanar
Pamukkale Boya
16.11.2017